“Oğlum, kızım oldu, sutyenini kendim taktım”

Hikâyeniz nasıl başladı?
2006’da işyerimde beyin anevrizması geçirdim. Su almaya mutfağa gittim, bardağımı çalkalarken damarım patladı. Tıbbın benden umudu kesmesine rağmen, iki beyin ameliyatı geçirdikten sonra yaşama yeniden bağlandım.

Kaç çocuğunuz var?
İki. Büyük oğlum 1986’lı. Avusturya’da okuyor. Viyana Teknik Üniversitesi’nde hem endüstri makine hem de tıp fakültesini birlikte götürüyor. 1990’da “biyolojik olarak erkek” bir çocuğumuz daha doğdu. Karadeniz’in küçük bir kasabasında
yaşıyordum. Çocuklarımın babası doktordu. Anlaşamadık çocuklarımı aldım, “Bir tabak çorba parası kazanırım” deyip İstanbul’a geldim. Yıl 1997’ydi. Lise mezunuydum, AÖF sınavlarına girdim, halkla ilişkiler bölümünü bitirdim. Bilgisayar kursuna gittim. Sonra da sigortacılık mesleğini öğrendim.

Ve sigortacıda çalışırken beyin kanaması geçirdiniz. Sonra?
Ameliyattan sonra evime geldim. Küçük çocuğum 16 yaşındaydı. Karşıma geçip oturdu. Ağlıyordu. “Anne benim bedenim başka ben başkayım” dedi. “Bu ne demek?” diye sordum. “Anne ben aslında kızım” dedi. Boşanmaktan, beyin kanamasından, parasız kalmaktan daha zor.

Şok…
Hayatımı alt üst etti. Fakat tedirginliğimi belli etmedim. “Merak etme ben bir çare bulurum” dedim. Sırtını sıvazlayıp gönderdim. Sonra tıraşlı kafamı zor kaldırarak bilgisayarın önüne oturdum.

Ne olduğunu internetten mi öğreneceksiniz?
Evet, çünkü ben transseksüel nedir bilmiyorum. Ben asker çocuğuyum. Katı disiplin içinde büyümüşüm. “Bedenim başka ben başka”, “Ben aslında kızım” laflarını google’a yazıp aradım. Sonra beş parasız, dört kredi kartımla İstanbul’da gezmediğim psikiyatrist kalmadı.

Nasıl bir çocuktu?
Özel bir kolejde burslu okuyordu. Efendi, terbiyeli, çalışkandı. Ben hastalanmadan önce anoreksiya oldu. Yemiyor, kilo almak istemiyor, su içip kepek ekmeği yiyordu. Bu arada Marmaris’ten arkadaşlarım geldi. İki de kızları var. Fakat benim çocuğumda bir aksilik, yorganın altından çıkmıyor. Meğer kızları kıskanıyormuş. Onlarla bir alışveriş merkezine gittik. Tişört alalım diye tutturdu. Kabine girdi. İkinci bir tişört götürdüm ve kabinin önünde kalakaldım. Çocuğumun iki tane göğsü çıkmış. “Aaa, bu nasıl olmuş?” dedim. Sonra öğrendim, eczaneden doğum kontrol ilacı alıyormuş, göğüs yapsın diye. Sonunda Çapa’da Cinsel Kimlik Tedavi Merkezi’nde Prof. Dr. Şahika Yüksel’e gittim.

Sonra?
Doktor önce çocuğumu sonra beni çağırdı. “Senin çocuğun transseksüel, kabule geç” dedi. Odadan çıkıyorum ama bacaklarım tutmuyor. Titriyorum. Onkolojinin parkında oturdum. Böğüre böğüre ağladım. O kadar ağlıyorum ki, çevredekiler “Başınız sağ olsun” diyordu. Neye ağladım biliyor musunuz? 9 Temmuz 2007’de 16 yaşındaki oğlumu, evladımı kaybettim. Aynı gün koskocaman bir kızım doğdu. Bu kızı nasıl büyüteceğim diye ağladım. Asker bir baba, ‘Elalem ne der?’i bol bir anne, çevre, oturduğum semt çocuğun okulu, parasızlığım, yalnızlığım, her yer karanlıktı.

Kaşını almasını öğrettim

Kızınızla neler yaşadınız kabullenme döneminde?
Yatağının altında cımbız, yastığının altında törpü bulduğumda tuhaf oldum. Sonra “Oğlun gitti, o öldü” dedim. Gittim makyaj çantası aldım. Nasıl kaş alınacağını gösterdim. Çünkü biliyorum ki ben bunları ona sağlayamazsam dışarıda, sağlıksız ortamlara girip çıkacak, o zaman daha da içim yanacak. Ben içim baştan yansın diye düşündüm. Hatta gittim, pazardan renkli renkli sutyenler aldım. Dolgulu sutyenleri ellerimle seçtim. İlk sutyeni ona takarken, öğretirken “Bak yavrum bu
böyle bağlanıyor, böyle ayarlanıyor” dedim. Ancak içimden de “Allah’ım ben ne
yapıyorum?” diye kahroluyordum. Sonra yine ‘Öbürü öldü, gitti’ diyordum. Onun bunlarla mutlu olduğunu görünce, ben de mutlu oluyordum.

Okuldan almak zorunda kaldım

Peki nasıl kabullendiniz?
Çocuğumun penceresine geçtim. O nasıl uyacak çevreye, okula? Emzirirken “Sana bir şey olsa canımı veririm” diye baktım. Daha sınavımın bitmediğini anladım. Sonra “Benim çocuğum kızmış, elbisesi yanlış dikilmiş” deyip kızımın
elinden tutmaya karar verdim.

O kadar kolay mı?
Hiç kolay değil. Deniz kenarında günlerce ağladım. Lise 2’yi bitirmişti. Çocuğumu
okuldan aldım.

Neden aldınız okuldan?
Çünkü tırnaklarını uzatmaya, saçlarını oksijenle açmaya başladı. Abartı başladı. Bir dershaneye gittim. “Böyle bir çocuğum var” dedim. Dışarıdan liseyi bitirdi sonra da üniversiteye hazırlandı. Çapa’da da iki yıllık uyum sürecine başlandı. Ve üniversite sınavı geldi çattı Sınava girerken doktorundan “Fakültemizde takip edilmektedir” diye bir yazı aldım. Nüfus cüzdanı mavi, kendi pembe. O kadar
gergindi ki, beklediği o lafı söyledim: “Kızım heyecanlanma…”

Kazandı mı peki sınavı?
İstanbul Üniversitesi’ni kazanmıştı ama dershanedeki hocaları cinsel kimliği nedeniyle zorlanabileceğini söyledi. Vakıf üniversitesine göndermeye karar verdik.
Transseksüel kimliğini bir tek dekan biliyor. Bu arada kız ismini aldı. Çapa’daki psikiyatri heyeti iki yılda veriyor onayı. Şu an hormonlar veriliyor

Anneannesi bağrına bastı

BU süreçte büyük oğlum bana çok destek oldu. En başta dedesini bilinçlendirdi. Babam “Kızım çocuğunun elini sıkı tut” dedi. Annem ise çok kızdı. Sonra bir bayram bizi kabul etti. Kızım ‘Ne giyineyim anne?’ diye sordu. “En şatafatlı eteğini giy ve kırmızı rujunu sür” dedim. Anneanne bizi kapıda karşıladı. “Ben hep bir kız torunum olsun istiyordum” deyip bağrına bastı kızımı. 68 yaşında bir kız toruna sahip oldu.

Evladınızdan vazgeçmeyin
Önce çocuğum dedim, sonra kız demeye başladım. Baktım hoşuna gidiyor, Kız buraya gel, kız şöyle yap demeye başladım. Hem kendim alışıyorum hem onu sevindiriyorum. Babasına gelince… Kızını sadece mail attığım fotoğraflarda gördü. Ben de oğlumu özleyince fotoğraflarına bakıyorum. Kızım oğlumun fotoğraflarının bir kısmını yırttı. Sakladıklarıma bakıyorum gizli gizli. O yokken. Bir de sünnet gömleğini saklıyorum. Gizli gizli ağlıyorum ama kızım oğlum için ağladığımı bilmiyor. Anası olmayanın hiçbir şeyi olmuyor. Ne işi, ne dostu, ne yasası,
hiçbir şeyi. Bu nedenle ne olursa olsun evladınızdan vazgeçmeyin…

Ümran AVCI / GAZETE HABERTÜRK, 17.10.2009

http://www.haberturk.com/haber.asp?id=179978&cat=200&dt=2009/10/17

11 Comments on ““Oğlum, kızım oldu, sutyenini kendim taktım”

  1. tebrik ederim…
    bir erkek olarak ,yazınızı okuduktan sonra insanları anlamanın ne kadar önemli olduğunu daha iyi hissettim.ben inançlı bir insanım.ve inancımızın kimsenin kimliğini reddetmeyi savunduğunu düşünmüyorum.sizide büyük yüreğinizden dolayı tebrik ediyorum…

  2. bravo süper bir anne cok guzel kabulenmis keske herkesin ailesi boyle kabulene bilse bir trans cocouk oldnu ama malesef kabulenmyiorlar benim kendi ailem bile kabulenemiyorlar bir trans kizilari oldunu en tohaf olan bu sutan kucuk yasa beli olan birsey kiz cocoukdan farki olmayan ama bunu nedenleri toplumsal hep ailer toplumu bakyiorlar aman ayse nediycek hasan nediyce su bu bumu sizi muttlu edicek bu milletmi cocouknusdan daha önemli hersey bir seyin icine katiyorlar dini toplumu tabiki zor bir anne baba icin ama yabicak birsey yok bir trans cocoknusn olmasi keske tabki herkes isderdi dogru bir cinseyte dogmak yanis bir cinseyte degil sanki suclu bizlermisiz gibi mahlesef dogal bizi boyle yartiyor inanin hic bir insan yanis cinseyete dogmak isdemes daha onlari korucanisi anaycnisi kotu gozlen bakyiyorsunus gelce bu tek turkyde olan birsey degil her dunyada dislan var ailesinden toplumdan yani nediym ins 50sene sonra insanlar daha aynsli ailelr daha bilincli olurlar gelcek escinseller ve translar icin ozrudilerim turkcem pek iyi degil avrupdan katlyiorum dogma buyme oraliyim bende cünkü bir trans kadniim ve bu anne cocouknu sahip cikmasi cok guzel

  3. Eda hanım sizi;din baskısı,köhnemiş fallokrat gelenekler ve yaşamı heteroseksist erkek penceresinin donuk kalıplarının soğuk zindanına hapseden bağnaz iklimde gösterdiğiniz sevgi ve cesaret örneğinden dolayı tebrik ederim.Umarım kızınız ile birlikte mutlu bir yaşama sahip olursunuz,sevgiler.

  4. Eda Anne, merhaba

    Bu siteyle iki yıl önce tanıştım…Erkek kardeşimin, Eşcinsel olduğunu öğrendiğim zaman…Çok okudum, bilgilendim …Dik durmayı öğrendim,kardeşim dün neyse, bugünde bizim için o’dur…….
    İnsan canından vazgeçer mi ? Vazgeçmez , aynen sizin yaptığınız gibi..Aksine, olmadığı kadar bağrımıza bastık, sevgimizi verdik…YANINDAYIZ dedik…Ama şimdi görüyorum ki, hayata karşı daha güvenli, ve ayakları yere daha sağlam basıyor…SEVGİ bütün kapıları açar, insanlar bunu bilmiyor..’.Sen güçlü olursan; kimse seni yıkamaz !’ Vazgeçmek ve pes etmek, ya da red etmek zayıf insanlara mahsustur…Benim ailemde, sizin gibi zayıf olmayı seçmedi…Dim dik ayakta durdu….
    Sizin ve annemin-babamın ellerinden öpüyorum…O kadar yüreğiniz ve sevginiz büyük ki, sevgisini, vicdanını kaybetmiş insanların bunu anlaması imkansız zaten…

    Çocuk meselesine gelince, siz çok güzel cevap vermişsiniz zaten…O arkadaş çocuk esirgeme kurumlarını bir gezsin, sevgiye, ilgiye ihtiyacı olan o kadar çok çocuk var ki…İlla kanından olmasına gerek yok, çok çocuk istiyorsan evlat edinir, hem sevap işlersin; hemde o çocuklara aile olursun…Hayatta herşeyin çözümü vardır, bakmak istediğin pencere önemli…Ve ne görmek istediğin…

    Tekrar ellerinizden öpüyorum,
    Hayat kızınızla size, ailenize çok güzel günler versin…

    Sevgilerimle, ASLI

    • Aslı’cığım,

      Güzel temennilerin için çok teşekkür ederim.

      Koşulsuz sevmeyi bildiğiniz için ,seni ve aileni yürekten kutluyorum.

      İnsanı insan yapan cinsel yönelimleri ya da cinsel kimliği değil.Bizi biz yapan nice özelliklerimiz var.Önemli olan sağlıklı ve koşulsuz bir yaşam sürdürebilmek.

      Bende senin yanaklarından öpüyor,ailene sevgiler sunuyorum.

      Pınar(Eda anne)

  5. bir kadın olarak sizinle gurur duydum keşke her anne sizin yarınız kadar olsa çoçuklarımız mutsuz ve ezik olmaz sizden öğrenilecek çok şey var biz insanlara öncü olduğunuz için teşekkürler

  6. size bi çok şey söylemek isderdim . okurken ağlamamak için kendimi zor tuttum . şu an söyleyebiliceim tek şey HELAL OLSUN ..

    • Duyarlılığınız için çook teşekkür ederim.

      Sevgiler
      Eda Anne

    • Duyarlılığınız için çok teşekkür ederim.

      Sevgiler
      Eda Anne

  7. bu bayan bilmiyormu yarın birini sevecek sevdiği adamla evlenip yuvasını kurduğunda her evli kadın gibi hamile kalıp bebek sahibi olmak isteyecek buda mümkün değil olmadığını öğrenince yine bunalıma girecek.evladı

    • Öncelikle duyarlılığınız için teşekkür ederim.

      Mutlaka bebek sahibi olmak isteyecektir.

      Biyolojik kadın olupta bebeği olmayan nice kadınlarımız var.

      Bir o kadar da anne arayan bebekler,çocuklar var.

      İnşallah kızımda bir bebeğe anne olur.
      Doğurmak değil annelik ,sevgiyle büyütmektir annelik.
      Sevgiler
      Eda Anne

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: