Ben ve Kızımın Hikayesi

candan

BEN VE KIZIMIN HİKAYESİ

Birinci çocuğum erkek doğduktan sonra, hep bir kızımın olmasını istedim. Doğumunu sabırsızlıkla bekledim. 30 Haziran 1995 tarihinde bir kız çocuğuna kavuştum. Onu çok sevdim. Her annenin çocuğunu sevdiği gibi…

Oldukça hareketli bir çocuktu. Ağabeyi ile çift kale maç yaparlardı. Kapılara tırmanır, koltuk ve kanepelerin tepelerine çıkardı. Ağabeyi ve erkek kuzenine benzer şekilde giyinir, gömlek ve pantolon giyerdi. Elbise giydiremezdim. Saç tokası takamazdım. Firkete taksam bile onu söker atardı. Kırmızı rugan ayakkabılarını bile bir kere giydirebildim. Hep spor, siyah erkek modeli ayakkabılar giyerdi. Babası işe gittikten sonra, tuvalet aynasına boyu yetişmediği için sandalyeyi çekerdik. Orada “yüzümü  yıkıyorum”  diyerek sanki tıraş oluyormuş gibi sabunu köpürtürdü. Sonra gömlek giyer, babasının kravatlarını  takardı. Ağabeyine “Ben erkeğim, bana ağabey diyeceksin “derdi. Küçük yaştan beri “Ben evlenmeyeceğim.” derdi. Ben de fikrinin zamanla değişebileceğini söylerdim.

Çok yaramaz ve karıştırıcı bir çocuktu. Ağabeyi çok çalışkandı. Ailede hep ağabeyi övülürdü. Ağabeyinin iyi  bir liseyi kazanması için ev ortamı sakin olmalıydı. Onun için kızımı, ilköğretim süresi boyunca 5 yıl anneannesinin evine gönderdik. Kızım evine ancak hafta sonları, kısa bir süreliğine geliyordu. Hafta içi ben kızımı öğle saatleri görmeye gidiyordum. Öğleden sonraları, kızım anneanne İle ders çalışıyordu. Ben, evde oğluma derslerinde yardımcı oluyordum.Tabii bu 5 yıl kızımın davranışlarını, psikolojisini çok takip edemedim. Hep bir sıkıntıları vardı. Ben de bunun anneannesinin ders baskılarından, evine ve bizlere duyduğu özlemden olduğunu düşünüyordum. 6-7 ve 8. sınıflarda kızım evine gelmeye başladı. Ağabeyiyle okula servisle gidip geldi bir süre. Bazen hareketleri erkeksi oluyordu. Okul arkadaşları hep erkekti. Kızlarla bir türlü fazla uyuşamıyordu.

Sonra liseye başladı. Lisede pantolon giymek hoşuna gidiyordu. Etekleri şort etekti. 4 yıllık lise hayatında 3-5 defa şort eteği giydi ya da giymedi. Lise 2 de bir arkadaşı geydi. Biz, ailece o arkadaştan etkilenebileceğini düşündük. Arkadaşı ile sürekli Taksim’e gey barlara gidiyorlardı. Bu, beni  oldukça huzursuz ediyordu. Ben, kızımın eşcinsel olabileceğini hayal bile edemiyordum. Bir aile dostumuz, ”Arkadaşı gey ise,sizin kızınızı eşcinsel yapabilir.” dedi. Ben  “Yok canım, öyle şey  olamaz” diyordum.

Alışveriş merkezlerine gittiğimizde herkes dönüp kızıma bakıyordu. Kızımın beğenilmesi benim hoşuma gidiyordu. Kendine bakıyordu. Lise çağlarında saçlarını saç düzleştirici ile düzleştirmeden okula gitmiyordu. Bazen odasına kapanıyordu. Bilgisayarda bir şeyler bakıyordu. Bir bunalımı vardı. Psikolojik sorunları olduğunu düşünüyordum ama psikolog veya psikiyatrın etkili olacağını düşünmüyordum. Ben de bu bunalımdan kurtulması için onu serbest bırakmaya başladım. Öyle ki gece geç vakitte de gelse karışmıyordum. Yazın üst üste Didim’ e tatile götürdüm. Geceleri istediği kişilerle dolaşmaya çıkıyor ya da içki içebiliyordu. Bu arkadaş bazen kız, bazen erkek olabiliyordu.

Bir de regl durumu düzensizdi. 2 ay regl olmadığı oluyordu. Zaten yaşıtlarından daha geç regl olmaya başlamıştı. İlk olarak 13 yaşında jinekoloğa götürdüm. Doktor, menstrüasyon sürecinin normal olduğunu söyledi. Kızımla teke tek görüştü. Bunun sonucunda “Çocuğunuzu bir psikiyatra götürün” dedi. Sonradan öğrendiğimde kızım “Ben regl olamıyorum, acaba testislerim mi var ?” diye sormuş. Ben ergenlik çağında  olduğunu, geçiş döneminde böyle şeylerin olabileceğini düşündüm. Sonra konu kapandı.

13 Ocak 2013’te dedesi vefat etti. Kızımın ağlaması  ve sıkıntıları uzun sürdü. Babası, babaannenin evinde kalıyordu. Kızım bu sırada bana bu üzüntünün neden kaynaklandığını söyledi. ”Ben sevgilimden ayrıldım!” dedi ve bana cep telefonunda bir kızın resmini gösterdi. Bu beni çok  şaşırttı ve “Anne, ben lezbiyenim (eşcinselim) “ dedi. Ben neye uğradığımı şaşırdım. Başımdan aşağı kaynar sular dökülmüş gibi oldu. Ben yine bunun geçici olabileceğini, değişebileceğini sanıyordum. Sanki sert bir duvara toslamıştım. Ağır bir darbe yemiş gibiydim. Çaresizdim. Her ne kadar kızım söylememi istemese de hemen konuyu eşimle paylaştım. O da şaşırdı. Eşim annesine yani kızımın babaannesine söyledi. O da ailelerinde hiç böyle bir şeyin olmadığını söyledi. Ben anneanneye söyledim. Bu arada ağabeyi de duydu. Ben gece gündüz  ağlıyordum. Bunalıyordum. Çare arıyordum. Sokaklarda ağlayarak dolaşıyordum. Hep bir suçlu, bir neden bulmaya çalıştık. Yetiştirme tarzından mı kaynaklandığını sorguladık. Ailelerimizde daha önce eşcinsel olup olmadığına baktık ama bir şey bulamadık. Hatta oğlum ”Anne, sen hamileyken bir ilaç mı kullandın, kardeşim eşcinsel oldu?”dedi. Anneannesi ve, babaannesi benim, kızımı çok serbest bıraktığımı, yeterli baba baskısının olmadığını söylediler. Okuldaki gey arkadaşından etkilendiğini, onu gey barlara götürdüğünde içeceğine hormon hapı kattığını düşündüler. Annem  kendi  bulduğu  Bakırköy’deki psikiyatra götürmem için baskı yaptı. Aile hekimi, ona bazı eşcinsellerin düzelebileceğini söylemiş.

Ailede akıllı bildiğim ağabeyim ve onun karısına bir süre açılamadım ama çaresizdim ve kızıma sormadan, onun iznini almadan bir gün ağlayarak onlara telefon açtım. ”Benim kızım eşcinselmiş, ne yapacağım ben, düzelir mi?” diye sordum.Ağabeyimin hanımı “üzülme” dedi. Ağabeyim, ”Boş ver, şükret oğlunda olmadı” dedi. Ağabeyimin bir arkadaşı psikolojik yaşam koçuydu. Ona gitmemizi önerdi. Doktor homofobikti. Kızım, göğsünü gererek doktora ”Ben, lezbiyenim” dedi. Doktor “güzel kızsın, erkek milletine yazık olacak” dedi. Kızımdan bir makas aldı.

Kızım bana açıldıktan sonra – belki lezbiyenlikten kurtulur düşüncesiyle – kızımın önerisiyle  kızımla beraber Lambda‘ya gittim.Orada iki gey vardı. Onlarla da konuştum. Bana  broşür verdiler. Hafta sonu toplantılara katılabileceğimi  söylediler.

Ben,yakışıklı bir erkekle evlilik hayalleri kurmuştum kızım için. Telli duvaklı gelin yapacaktım. Bana güzel torunlar  verecekti. Hep bebekliğinden beri hayalim bu yöndeydi. Bu hayallerim suya düşüyordu. Bir ara kızımın heteroseksüel olmasını ümit ederek ona ”evimizde eşcinsele yer yok, çek git.” dedim. Harçlıklarını kestim. Bankadaki  hesabına el koydum. O da artık hiç harçlık vermeyeceğim düşüncesiyle gidip altın kolyesini bozdurmuş.

Kızım benden habersiz LİSTAG ile iletişime geçmiş. Beni Taksim’de bir sinemada “Benim Çocuğum” belgeselini izlemeye götürdü. Ben salonun arkasında ayakta izliyorum. İlk olarak etkilenmedim. Oysa, sonradan seyrettiğimde gözyaşı ile seyrettim, çok etkilendim. 5-6 defa izledim. Yine seyretmeyi isterim. Etrafımdaki eşcinsellere tuhaf yaratıklar gibi bakıyordum. Filmin sonunda beni LİSTAG annelerinden Günseli ile tanıştırdı. Günseli, bana çok olumlu yaklaştı. Beni LİSTAG ‘a ve CETAD toplantılarına çağırdı. İlk birkaç CETAD toplantısına katıldım. Başlangıçta kızımın durumunu anlattıktan sonra eve hasta geliyordum. Başım ağrıyordu. Baktım kızımda hiçbir şey değişmiyor ve bu toplantılar beni  üzüyor; CETAD toplantılarına gitmeme kararı aldım ve1-2 sene gitmedim. Bu arada bazı homofobik yaklaşımlarım oluyordu. ”Sen,bir yaratıksın, eşcinsellikten vazgeçmezsen hayatta hep yalnız kalırsın ancak bir erkek seni mutlu edebilir, bir kadınla nasıl mutlu olursun.” gibi.

Bu arada kızıma hormon testleri yaptırdım. Belki bir hormon verirler, düzelir diye düşünüyordum. Benim endokrinoloji doktoruma götürdüm. Doktorun da eşcinsel olduğunu düşünüyordum. Ona rahatlıkla  açıldım. Doktor kızımın eşcinsel olduğunu duyunca çok olumlu karşıladı ve kızımla çok iyi diyalog bir kurdu ama adet gecikmeleri için “bir jinekoloğa  gidin, benim alanım değil “ dedi. Jinekoloğa da götürdük. Ona da kızımın eşcinsel olduğunu söyledim. “Değişebilir mi?” dedim.  Böyle bir şeyin olamayacağını  söyledi.

Kızımın eşcinsel olduğunu öğrendiğimden beri 3  yıl geçti. Artık ilk günkü gibi üzülmüyorum. Artık değişmeyeceğini biliyorum. Lezbiyenliğin bir hastalık olmadığını, Allah’ın öyle yarattığını biliyorum. Nasıl mutlu oluyorsa öyle yaşamasını istiyorum. Bunları CETAD toplantılarında psikiyatrın açıklamalarından öğrendim. LİSTAG annelerinden güç alıyorum. Onları çok seviyorum. Bir aile gibi bizi benimsediler, içlerine aldılar.

Hatta 3 yıl önce şöyle bir düşüncem vardı. ”Partnerini sakın benimle tanıştırma! Dışarıda, otelde buluş veya yabancı ülkeye git, gözüm görmesin!” Ama, şimdi partnerlerini bana rahatça anlatıyor, hatta tanıştırıyor. Birlikte konserlere, yemekli toplantılara bile gidiyoruz.  Empati kurabiliyorum. Biliyorum ki bu, onun bir tercihi değil. İçinden gelen bir his, bir yönelim. Artık bunun bilincindeyim.

Bir ara kızımın kafası karıştı. Acaba “Ben lezbiyen miyim, yoksa trans erkek mi miyim?” diye. Bunun üzerine psikiyatra gittik ve sonunda vücudundan memnun olduğunu ve lezbiyen olduğunu anladı.

Kızım, en son kendini anlatan bir mektup yazdı. Bu mektup beni çok etkiledi. Onun bu yaşa kadar neler çektiğini, bizden neler sakladığını, kendisi ile mücadelesini anladım. Bu zorlukları yaşaması, içimi acıttı. Mektubu ağlayarak okudum. Babası ve ağabeyi de okudu. Babaanne ve anneanneye de okuttuk. Artık hepimiz nasıl yaşarsa yaşasın onun yanındayız, arkasındayız! Onu çok seviyoruz. Babası tam kabullenemiyor. Biz de bazen bu yüzden tartışırız. ”Benim Çocuğum”belgeselini seyrettirmek isterim, kabul etmez. CETAD toplantılarına ya da yemekli aile toplantılarına götürmek isterim ama gelmez.

Bu arada ben ve kızım yemekli aile toplantılarına hoşlanarak gidiyoruz. Orada hem sevdiğimiz ebeveynler hem de çocukları var. Geçen gün Cumartesi LİSTAG toplantısına giderken şunu düşündüm. Bana kızımı kazandıran LİSTAG’dı. Onlara minnettarım. Onlar olmasa ve kızımla aramdaki soğukluk devam etse, belki kızım intihara kadar sürüklenebilirdi. ”Benim Çocuğum” belgeseli ve CETAD  toplantıları başta Dr. Nesrin YETKİN ve Dr. Seven KAPTAN ‘ın gönüllü, ücretsiz olarak yaptıkları toplantıların bana çok etkisi oldu. Ben 2013’ten önce cinsellikle ilgili kavramların (heteroseksüel,eşcinsel,transseksüel,biseksüel vb.) hiçbirini bilmiyordum. Onlar sayesinde, LİSTAG broşürleri sayesinde öğrendim.

Sonsuz teşekkürler LİSTAG Ailesi ,CETAD Psikiyatrları!

H.D.

One Comment on “Ben ve Kızımın Hikayesi

  1. Hanımefendinin yazısı harika bence.Ben de bir lezbiyen annesiyim.Kızım bana açılmaya uğraşırken ablasından örnek vererek”ablam bir kız sevgili ile hafta sonu geleceğini söylese napardın ?”diye sorduğunda şöyle cevap verdim:Arkadaşın hangi yemek ve tatlıyı sever biraz tüyo ver ona göre hazırlanayım….Tabii bu özet anlatım ama büyük mutlulk duyup gözleri ışıdı..ağlayarak boynuma sarıldı..”işte benim cesur annemmm”…işte böyle benzer şeyleri ćooook yaşadım.Allah ćocuklarımızı korusun başka bir dileğim yoktur.Umarım bir gün tanışırız.mSelamlar.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: